20 Aralık 2016 Salı

BİRİ VE DİĞERİ


BİRİ: Hayat mı ölümü var eder, ölüm mü hayatı yok eder?

DİĞERİ: Horoz demiş ki; ben koyar geçerim!

BİRİ: Hö?

DİĞERİ: Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan misali bir şey sordun ama...

BİRİ: Benim sorumda horoz kim oluyor peki? Sen mi?

DİĞERİ: Hayır. Tanrı!

BİRİ: Azrail?

DİĞERİ: Fark etmez. Senin soruyu ikisine de sorsak horozun verdiği cevap uygundur.

BİRİ: Budur yani?

DİĞERİ: Uygundur.

BİRİ: Peki... Ölüm hayata muhtaçtır değil mi? Hayat yoksa ölüm de yoktur. Ya hayat ölüme muhtaç mıdır?

DİĞERİ: Horozun cevabı---

BİRİ: Başlatma lan horozuna! İbibik! Sen cevap vereceksin!

DİĞERİ: Hayat sonsuz değilse eğer, bu ölümün sayesindedir.

BİRİ: Yanisi?

DİĞERİ: Eben! Ölüm diye bir şey olmasaydı hayat sonsuz olurdu yanisi. Hayat ta ölüme muhtaçtır yanisi. Sonsuz olamayacağı için...

BİRİ: Sonsuz olamayacağından emin miyiz peki?

DİĞERİ: Geberince emin olursun.

BİRİ: Şu an olmak istiyorum!

DİĞERİ: Şu an geber o zaman hayret bir şey!

BİRİ: Gebermeden---

DİĞERİ: Hay ağzına eline koluna sıçalar!

BİRİ: Tamam çirkinleşme! Peki... Ölümden öte köy var mıdır?

DİĞERİ: Tahtalı köy neredeydi?

BİRİ: Cıvımadan lütfen.

DİĞERİ: Hakikaten yok! Ölümden öte köy yok, bi cacık yok sonrasında... Ama... Hayattan da ne köy olur ne de kasaba!

BİRİ: Berhudar ol!

                                                                                                                                          aygün kabuk