28 Aralık 2017 Perşembe

TANIDIKÇA...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar çok boş olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
düşerek içindeki boşluğa, kayboluyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar mağlup olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
bağışlayarak düşmanlarını çaresizce aman diliyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar çok yalnız olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
giderek kalabalıkların içinde insanlardan uzaklaşıyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar bencil olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
ilgi göstererek etrafına kendi iyiliğini düşünüyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar katil olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
susarak suçlarına ortak oluyor...




insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar çok ahmak olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
cevaplayarak soruları yeniden, yanlışlarını inkar ediyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar çirkin olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
saklayarak gerçek yüzünü kimseye göstermiyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar çok mutsuz olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
gülerek sahte gözlerle mutsuzluğunu paylaşmıyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar ölümsüz olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
dirilerek her defasında hayatına devam ediyor...

insan tanıdıkça kendini
aslında ne kadar başkası olduğunu anlıyor...
tanıdıkça kendini
tanışarak başkasıyla
kendi peşine düşüyor...

                                                               aygün kabuk

12 Aralık 2017 Salı

SÖZÜN BİTTİĞİ YER...

sözün bittiği yerdeyiz
insanlığı geçince, anlamsızlığın hemen yanında...

sözün bittiği yerdeyiz
şimdi kameralarımızı gözlere çeviriyoruz!

sözün bittiği yerdeyiz
bence susarakta sevebiliriz...

sözün bittiği yerdeyiz
şimdi herkes yavaşça cebindeki kelimeleri dökülsün!

sözün bittiği yerdeyiz
burada gerçekler ateş pahası!

sözün bittiği yerdeyiz
neyse ki gözler kalbin aynasıdır, asla yalan söylemez falan filan...



sözün bittiği yerdeyiz
hayatın merkezinde, kedere 2 dk, endişeye 4 dk mesafede!

sözün bittiği yerdeyiz
benim de susacağım şeyler var ey hayat!

sözün bittiği yerdeyiz
ee ben bir harf satın almak istiyorum!

sözün bittiği yerdeyiz
zaten ne diyeceğimi de unutturuyor bu hayat bana...

sözün bittiği yerdeyiz
bu dakikalarda gözlere büyük iş düşüyor!

sözün bittiği yerdeyiz
sahi, son söz neydi?

                                                                  aygün kabuk

13 Ekim 2017 Cuma

YAŞAYAN ÖLÜ SAÇMALAMALARI...

neresinden tutarsam tutayım
elimden kayıyor hayat...
yaşıyorum tutarsızca
bir o kadar da ahmakça...

hayatın içine girmedikçe
yok yazılıyor muyuz peki?
ne kadar iyi olsakta
devamsızlıktan kalır mıyız ki?

ikide bir tek'liyor kalbim
ikide bir yalnızlık vuruyor başıma
bensiz bu müthiş kalabalıkta
ikide bir tek başıma...

düşe kalka sürer derler bu hayat
ben hep sürünüyorum...
nasıl düştüysem artık
kalkamıyorum
nasıl düştüysem artık
yaşayamıyorum...


bugün de ölmedik!
ee bugün de gülmedik!
ee'si bugün de yaşamadık!
sahi, bugün ne yaşadık?

en mutlu olduğum anlar 
uyuduğum zamanlar...
bu bir de mutluluğun yarısıysa?
ölünce mi olacak bu mutluluk
tamı tamına?

bugün de her gün gibi
dünün aynısı
yarının tıpkısı...
herkese nasip olmaz belki de
hayatın istikrarlısı...

yaşamaya yok halim
ölmeye mecalim...
ben duruyorum zaman geçiyor
ben duruyorum
yine de hayat devam ediyor...

sıradaki sela
sadece yitirilenlere değil
ölmeyipte yaşayamayanlara da gelsin!


                                                                                                     aygün kabuk

8 Ağustos 2017 Salı

GÖNLÜMÜN UCUNDAKİ CÜMLELER...

Adını dağlara yazdım Şirin! Fekat Ferhat gitti o dağları deldi! Olay bundan ibaret...

Dün dünde kalacaksa, oldu olacak yarın da yarında kalsın, hiç yaşamayalım anasını satayım!

İçimdeki hayvanı öldüremem! İçimdeki çocuk hayvan sevgisiyle büyümeli!

Bırak dağınık kalsın saçların! Sen önce bi götünü topla!

Tutarsa hocam hıyarlar benden! Sen bu gölü yoğurt yap cacık işi bende!

Kimileri kendini cumhuriyetin sahibi sanıyor... kimileri dinin... kimileri komple ülkenin... biz de kıyısından köşesinden vatandaşı olmaya çalışıyoruz bu ülkenin!

Bi gıdım, epey, tadında falan diye bir ölüm yoktur! Öleceğin kadar ölürsün, bir ölür pir ölürsün! O yüzden çok yaşa he mi?

İki kere iki, iki kere ikidir! Dört nereden çıktı h'amınaağğ!

Su akar yolunu bulur sanane!

Yaz ayı meşk ayı... ha bir de sıcaklıklar mevsim normallerinin üstünde... ama benim göynüm hala üşüyür be doktor!

Sıradışı bir hayat yaşıyorum... hiçbir zaman benim sıram gelmiyor...

Sevda kuşun kanadında, ekmek aslanın ağzında... olmazsa olmazlarımız ne aş ne de aşk kolay olmuyor şu hayatta...

Her hayat tek kişilik bir gösteridir. Maalesef hiç sahnelenmemiş...

                                                                                                                 aygün kabuk

1 Haziran 2017 Perşembe

HEPİNİZSİZ TEK BİR GÜN

bugün de bana akşam olsun bir tek...

bugün de bana geçsin...

bugün benim olsun bir tek

bugün de benim olsun hayat...

siz olmasanız?

ne sesiniz

ne kokunuz

ne hacminiz

olmasa be?

bugün de ben olsam sadece...

ne kafamda

ne ruhumda

ne etrafımda

size ait bir şey olmasa he?

bir gün de bana ait olsa...

bensiz geçen her günüme karşılık

sensiz, onsuz, sizsiz, hepinizsiz

sadece bir gün...


                                                      aygün kabuk