19 Nisan 2018 Perşembe

AŞK HER ZAMAN...

AŞK BAZEN FELSEFİ BİR OLGUDUR. DOĞRULUĞU İSPATLANAMAYAN ANCAK VAR OLDUĞU İNKAR EDİLEMEYEN DÜŞÜNSEL DUYGULARDIR...

AŞK BAZEN MATEMATİKSEL BİR PROBLEMDİR. KARŞILIKSIZ OLUNCA TEK BİLİNMEYENLİ, KARŞILIKLI KARARSIZLIK OLUNCA ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEMDİR...

AŞK BAZEN TARİHİ BİR OLAYDIR. SADECE YAŞANILAN ZAMANI DEĞİL GELECEĞİ DE ETKİLEYEN İNSANIN KİŞİSEL TARİHİNDEKİ EN KAYDA DEĞER DEĞİŞİMDİR...

AŞK BAZEN İSTEM DIŞI BİR HİS HAREKETİDİR. AMAÇSIZCA, ANİDEN, HER DEFASINDA TEKRAR EDEN KALP KASILMASIDIR...

AŞK BAZEN FİZİKSEL BİR YASADIR. SEVGİNİN GÜCÜDÜR. AYRILIĞIN KALBE YAPTIĞI BASINÇTIR. GÜZELLİĞİN KARŞI KONULMAZ ÇEKİMİDİR. SARILMANIN SICAKLIĞIDIR...



AŞK BAZEN EDEBİ BİR KAVRAMDIR. HİSSEDİLENLERİN SÖZCÜKLER ARACILIĞIYLA GÖNÜL DİLİNDE ANLATIM VE ANLAM BULUŞUDUR...

AŞK BAZEN PSİKOLOJİK BİR BOZUKLUKTUR. TANISI VE TEDAVİSİ ÇOK ZOR OLAN DAVRANIŞSAL VE DUYGUSAL DENGE KAYBIDIR...

AŞK BAZEN SİYASİ BİR DURUŞTUR. MEMLEKET MESELELERİNİN ACISINI TAŞIDIĞIN SOL YANINDA BİR YOLDAŞ YAKINLIĞI BULMAKTIR...

AŞK BAZEN TEMEL BİR İHTİYAÇTIR. YANINDA KENDİNİ GÜVENDE HİSSETTİĞİN, SEVİLDİĞİNİ BİLDİĞİN, SAYGISINI KAZANDIĞIN, ANLAŞILABİLDİĞİNİ ANLADIĞIN, ZAMAN GEÇİRMEKTEN ZEVK ALDIĞIN, KENDİNİ GELİŞTİREBİLDİĞİN BİR İNSANLA SU İÇMEK, KARNINI DOYURMAK, UYUMAKTIR...

AŞK HER ZAMAN BAZEN'DİR... BÜTÜN BAZEN'LERİN BAZEN BİR ARAYA GELMESİDİR...

                                                                                                                                        aygün kabuk

14 Nisan 2018 Cumartesi

ANLAM BOZUKLUĞU

her şey varken...
iyilik
kötülük...
bazen tutarlılık
bazen saçmalık...
güzellik
iğrençlik...
tarifsiz bir denge
müthiş bir uyumsuzluk...
belirsizlik
olasılık...
hep aşk
hep yalnızlık...
bolca hüzün
biraz neşe...
genel bir sakinlik
yersiz bir heyecan...
kronik bir siktiriboktanlık
az biraz da mutluluk...
hissedilenler
hissedilmeyenler...
yaşanmışlıklar
yaşanmamışlıklar...

aslında her şey varken
aslında her şey
nasıl bu kadar anlamsız gelebiliyor...
her şey'in içindeki hiçlik
hiçlik'in içindeki her şey
nasıl bu kadar normal olabiliyor...
ve bu normallik
nasıl da anormal bir şekilde açıklanamıyor...
hayatımdaki anlam bozukluğu
anlatım bozukluğuna da sebep oluyor...
ne söylesem yarım
ne söylesem boş...

                                                                aygün kabuk

3 Nisan 2018 Salı

KİMİLERİ 2

KİMİLERİ BARDAĞIN YARISI BOŞ DER, KİMİLERİ YARISI DOLU DER, KİMİLERİ O YARIM SUYU DA ZİYAN EDER...

KİMİLERİ DOĞAR BÜYÜR ÖLÜR, KİMİLERİ ŞANSLI DOĞAR BÜYÜR ÖLÜR!

KİMİ İSYANLAR TAZYİKLİ SU İLE, KİMİ İSYANLAR KANLA BASTIRILIR!

KİMİLERİ KALABALIK SEVMEZ, KİMİLERİNİ KALABALIKLAR SEVMEZ...

KİMİLERİ GİYİNİMİNE ÖZEN GÖSTERİR, KİMİLERİ SOYUNUMUNA...

KİMİLERİ HAYATIN ANLAMININ PEŞİNDEN KOŞAR, KİMİLERİ HAYATIN ANLAMSIZLIĞININ PEŞİNDEN...

KİMİLERİ GÜZEL GÜLER, KİMİLERİ ÇİRKİN GÜLER, AMA HERKES ÇİRKİN AĞLAR..



KİMİLERİNİN AKLI BİR KARIŞ HAVADADIR, KİMİLERİNİN BİR KAÇ KARIŞ AŞAĞIDA UÇKURUNDADIR...

KİMİLERİ ZENGİNDİR PAHALI MAL ALIR, KİMİLERİ FAKİRDİR UCUZ MAL ALIR, KİMİLERİ FAKİR AMA GURURLUDUR PAHALI MAL ALIR...

KİMİLERİ KADINA KARŞI ŞİDDETE KARŞIDIR, KİMİLERİ KADINA KARŞIDIR...

KİMİLERİ KAZIK ATAR, KİMİLERİ KAZIK YER, BİRİ YER BİRİ BAKAR KIYAMET BUNDAN KOPAR!

KİMİLERİ KOLAY YAŞAR ZOR ÖLÜR, KİMİLERİ ZOR YAŞAR KEK GİBİ ÖLÜR!

KİMİLERİ AÇLIĞIN SINIRINDA YAŞAR, KİMİLERİ YOKSULLUĞUN SINIRINDA, KİMİLERİ SINIRSIZ ZENGİNLİĞİNDE...

KİMİLERİ ÖZGÜRLÜĞÜN BOKUNU ÇIKARIYOR, KİMİLERİ BİR DAMLA ÖZGÜRLÜK İÇİN ÖLÜYOR!

                                                                                                                                                aygün kabuk

28 Mart 2018 Çarşamba

DEYİŞİK SÖZLÜK

TELEPATİ: kablosuz iletişim

AVM: yetişkin kreşi

DEPRESYON: sebebi koparılan çiçekler

MECNUN: çöl adamı

İŞ: günün en güç bölümü

AŞK: mantık yetmezliği

ZAMAN: an meselesi

KEHANET: ya tutarsa?

YALNIZLIK: kendi kendine gelin güvey olmak

DEVLET: bir çeşit birliktelik

ŞANS: denk gelme durumu

SENARYO: yazı dizisi

İRONİ: kızım sana söylüyorum gelinim sen anla

VEDA: ayrılık manifestosu

GURUR: yok daha neler

MEMLEKET: doğum sancısı

SÖZ YÜZÜĞÜ: evlilik sözleşmesi

DEVRİM: en sosyal sorumluluk projesi

FELSEFE: düşünürken düşündürmek

GÜZELLİK: görünen köy kılavuz istemez


                                                             aygün kabuk

24 Mart 2018 Cumartesi

KİMİLERİ...

KİMİLERİ KEYFİNDEN İÇER, KİMİLERİ KEDERİNDEN İÇER... KİMİLERİ KEYF-İ KEDERİNDEN...

KİMİLERİ ŞEYTANA RUHUNU SATAR, KİMİLERİ ŞEYTANA PABUCUNU TERS GİYDİRİR!

KİMİLERİNİN ÖLÜSÜ BİLE YETER, KİMİLERİNİN DİRİSİ ÖLÜSÜNDEN BİLE BETER!

KİMİLERİ DÜŞÜNCELERİYLE HATIRLANIR, KİMİLERİ DÜŞÜNCESİZLİKLERİYLE...

KİMİLERİ HAYATA KÜSER KENDİSİYLE DALAŞIR, KİMİLERİ HAYATA KÜSER KENDİSİYLE BARIŞIR...

KİMİLERİ AKLINI PEYNİR EKMEKLE YER, KİMİLERİ LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜTÜR!

KİMİLERİNİN BİRLİK VE BERABERLİĞE ÇOK İHTİYACI VARDIR, KİMİLERİNİN TEKLİK VE BİREYSELLİĞE...

KİMİLERİ DÜŞE KALKA BÜYÜR, KİMİLERİ DAHA DOĞMADAN YÜRÜR!

KİMİLERİ KARINCANIN BELİNİ DAHİ İNCİTEMEZ, KİMİLERİ GÖTÜYLE DAĞ DEVİRİR!




KİMİLERİNİN KİMİ KİMSESİ YOKTUR, KİMİLERİNİN KİMİ KİMSESİ HADDİNDEN FAZLA ÇOKTUR...

KİMİLERİ ÇOCUK YETİŞTİRİR, KİMİLERİ İNSAN...

KİMİLERİ YAŞAYAN EFSANE, KİMİLERİ YAŞAYAN ÖLÜ!

KİMİLERİ KARNINDAN KONUŞUR, KİMİLERİ CEBİNDEN KONUŞUR... KİMİLERİNİN AĞZI VARDIR DİLİ YOKTUR, KİMİLERİ YÜREĞİYLE KONUŞSA DA KIYMETİ YOKTUR...

KİMİLERİ HAYATA 1-0 ÖNDE BAŞLAR, KİMİLERİ 1-0 GERİDE... KİMİLERİ YENİLGİYİ KABUL EDER, KİMİLERİ BERABERLİĞİ KURTARIR... AZ DA OLSA KİMİLERİ MAÇI ÇEVİREBİLİR...

KİMİLERİ AŞKINDAN KAHROLUR, KİMİLERİ AŞKSIZLIĞINDAN...

KİMİLERİNİN HAYATINI YAZSAN ROMAN OLUR, KİMİLERİNİN FIKRA...

                                                                                                                    aygün kabuk

18 Mart 2018 Pazar

SON ŞİİR

ben acaba'larla boğuşurken
düşünmeyip halimi
kendini benim yerime koymadın ya...
içim yansa da
zor olsa da
bir daha sana bir şeyler yazmamak
nasıl olacaksa olsun
bu son şiir olsun...
nasıl istersen öyle olsun
yani nasıl istersen öyle, olmasın...
sen hiç bir şey demeden
ben niye'sini bile bilemeden
öyle olsun
yani öyle işte
olmasın...
hiç bir şey olmasın...
ne önemi var ki zaten
ne olmayıp bittiğinin...
ne önemi var
sana aptalca şiirler yazan bir adamın
merakının
sorularının
kaygılarının
kırgınlıklarının
kızgınlıklarının
sakladıklarının
paylaştıklarının
dinlemek istediklerinin
söylemek istediklerinin
susmak istediklerinin
özlemelerinin
gelmelerinin
gitmelerinin
beklemelerinin
kalmalarının
aldanmalarının
umutlanmalarının
hissettiklerinin
düşündüklerinin
sevmelerinin
ne önemi var...
bir şey demenin ne gereği var...
niye'sini bilmenin ne önemi var...

nasıl istersem öyle olmadan
hayatında benim için birazcık da olsa bir yer olmadan
başına bir de 'ben' işi çıkarmadan
bahanesiz, sessiz, sedasız
yani nasıl istersen öyle olsun
her şey istediğin gibi olsun...

                                                                    aygün kabuk

17 Mart 2018 Cumartesi

ÖYLE BİR ŞEY Kİ BU!

insan bazen
hiç tanımadığı biriyle bir şeyler konuşmak ister...
ben seninle her şeyler konuşmak istiyorum
bir şey üzerine...
öyle bir şey ki bu!
her şeye rağmen
her şeye değer...

                                  aygün kabuk

16 Mart 2018 Cuma

HEP SENİN YÜZÜN'DEN...

uyumadan önce 
ve uyandıktan sonra
senin yüzün...
gün başlarken
ve biterken 
senin yüzün...
yanımda olmasan da
gözümün önünde olan
hep senin yüzün...

ben bu yüzde ne görüyorum da böyle
hep bu yüzü görmek istiyorum böyle!

                                                       aygün kabuk

14 Mart 2018 Çarşamba

KENDİMİ SANA BIRAKIYORUM

bıraktım kendimi gözlerine
görmek ister misin bilmem
hayatın bana nasıl göründüğünü...

bıraktım kendimi gülüşlerine
paylaşmak ister misin bilmem
kimsenin anlam veremediği mutluluklarımı...

bıraktım kendimi güzelliklerine
duymak ister misin bilmem
hangi sen'lerden delice hoşlandığımı...

bıraktım kendimi düşüncelerine
çözmek ister misin bilmem
hayatın anlamının bendeki anlamsızlığını...

bıraktım kendimi ellerine
dokunmak ister misin bilmem
gün yüzü görmeyen soğuk yüzüme...

bıraktım kendimi kollarına
sarmak ister misin bilmem
farketmeden senin olmuş varlığımı...

bıraktım kendimi gerçeklerine
yakalamak ister misin bilmem
söylemeyi beceremediğim çocukça yalanlarımı...

bıraktım kendimi sırlarına
saklamak ister misin bilmem
saçma sapan şeylere ağladığım zamanları...

bıraktım kendimi özlemlerine
kavuşmak ister misin bilmem
içimi senle kaplayan düşlerime...

bıraktım kendimi endişelerine
merak etmek ister misin bilmem
hiç durmayan bu durgunluğumu...

bıraktım kendimi sözlerine
söylemek ister misin bilmem
yalnızlığın üzerimde nasıl durduğunu...

bıraktım kendimi sorularına
cevaplamak ister misin bilmem
bana neden şiirler yazdırdığını...

bıraktım kendimi sana
yaşa beni gönlünce
ya da yaşat
ya da hiç olmamışım gibi keyfince...
kendimi sana bırakıyorum
nasıl olsa ben
bana bırakmadığın sen'i yaşayamıyorum...

                                                          aygün kabuk

11 Mart 2018 Pazar

ÜSTÜN BAŞIN ŞİİR İÇİNDE

aklımdasın
düşümdesin 
düşüncemdesin
yüreğimdesin
iliklerimdesin
her hücremdesin
içimdesin...
bir de seni her gördüğümde
içime sokasım geliyor seni
koyup varlığımın en ücra köşesine
saklayasım geliyor seni
kimseler ulaşmadan sana
kendimde arayıp bulasım geliyor seni...
o güzel yüzün
saçların
dudakların
ellerin
gülüşlerin
yürümelerin
hal ve hareketlerin
daha da küçülse
keşke küçüm küçüm küçülsen
cebimde taşıyasım var seni
özlediğim her anda usulca çıkarıp
avucumda tutasım var seni
bebekler gibi mayıştığında hiç kıpırdamadan
göğsümde uyutasım var seni...

bende uyandırdığın hisleri anlatamaya yetmese de
kelimelerimle, cümlelerimle, sözlerimle, dizelerimle
üstün başın şiir içinde
sarıp sarmalayasım geliyor seni...

                                                                                 aygün kabuk

9 Mart 2018 Cuma

YAPMAMAM GEREKEN 'BİR ŞEY' LİSTESİ

yaptığım şey
beklemekse beklemek
bana gelme ihtimalinden bir türlü gidememek...
çekinmekse çekinmek
daha paylaşamadığım onca güzel şey varken kırgınlığımı dile getirememek...
tükenmekse tükenmek
beynimi kemiren bu 'sen' düşüncesini bir türlü bitirememek...
direnmekse direnmek
bu bir başınalığa, şu sensizliğe yenilmemek...
düşünmekse düşünmek
kaç gün daha bu merakımla heba olur bilememek...
delirmekse delirmek
aklı başındaki beni benden alışını engelleyememek...
üzülmekse üzülmek
yokluğunu suratıma vuran bu tavrını içime sindirememek...
gücenmekse gücenmek
bu bıkkınlığına ve suskunluğuna anlam verememek...
kaybetmekse kaybetmek
daha başlamamışken bile yaşattığın bu yenilgiyi hak etmemek...
endişelenmekse endişelenmek
yarınımda hiç olmayışını aklıma bile getirememek...
ümitlenmekse ümitlenmek
hep yerinde sayan bu belirsizliği hiç kabullenmemek...
yaptığım şey
belki de yapmamam gereken bir şey
sevmekse sevmek...
söyleyememek...

                                                                                                                                      aygün kabuk

5 Mart 2018 Pazartesi

YAZIK...

yazık oldu olanlara
düşlere, düşüncelere
yazık oldu beyin hücrelerime
düşün düşün düşün düşün düşün düşünmekten
binlercesi benimle birlikte öldü binlerce kere...
yazık oldu karaciğerime
şarap şişelerime
bira şişelerime
zaten sarhoş olmuş bünyeye
tekrar ve tekrar sarhoşluk gelsin diye...
yazık oldu gırtlağıma
sigaralarımın dumanlarına
aç karnına, kupkuru, ağrıyan bir boğazla
üst üste yakılan sigaralarıma...
yazık oldu yarıda kalan uykularıma
unutamadığım ve de hatırlamadığım
ya da görülmemiş rüyalarıma
uykusuzluktan ölüm ölüm ölürken
aklımda birden canlanınca dalamayışlarıma...
yazık oldu gözlerime
görmek istediğini göremeyen
hissettiklerini gösteremeyen
yorgun ve üzgün gözlerime...
yazık oldu ağrı kesicilerime
bilincimin altını üstüne getiren bu sancı
ilaç tedavisiyle kesilmeyince...
yazık oldu neden'lerime
acaba'larıma, galiba'larıma
belirsizlik içinde sürüm sürüm süründüren
belki'lerime, keşke'lerime...
yazık oldu dünlerime
bugünlerime belki de öbür günlerime
her gün gün yüzüne çıkan bir duyguyla
bana ait olmayan günlerime...
yazık oldu garipliklerime
aklı başındaki deliliklerime
bir şey olmadan her şeyden medet uman
gerilimlerime, tedirginliklerime...
yazık oldu şiirlerime
kalemden kağıda değil de
kafamdan içimdeki boşluğa dökülen
hiçe sayılmış sözlerime...

yazık oldu yazık olanlara...
sana bir bok olmazken
olan bana oldu...
'bi siktir git!' demeyi bile benden esirgerken
bana yazık oldu...
ne olduysa oldu
yani ne olmadıysa olmadı...
olmayınca olmuyor
olacağı buydu
iyi de oldu...

                                                       aygün kabuk

ŞAİRLERLE KAVGA

orhan veli gibi beni mahveden
bu güzel havalar değil
bu soğuk havalar
çok korkuyorum bu aralar
ya kar yağarsa diye
donmuş parmak uçlarını
öpüp ısıtamazsam diye...

edip cansever gibi bana soracak olursan
iki kişi değildik, ikimizdik ama
yarısı yenmemiş bir elmaydık
kalan yarısı düşüncelerimizde
bakıyorsak birlikte baktık gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine baktık senin
sanki bir bakıma ayrılık değil de
bir bakıma, bir süreliğine suskunluk böyle...

turgut uyar gibi falanca durağa gelince
durup göğe bakmayalım
gözlerimize sığınalım
hiçbir yere gitmeyelim
falanca durağa gelince
biz birbirimizi bekleyelim...

özdemir asaf'ın dediği gibi
gelmesen önemli değil
sadece gelsen de değil
gitsen de önemli olurdu
ya bir de kalsan
hepsinden önemli, güzel olurdu...

attila ilhan gibi ben sana mecbur değilim
hayır, bunu bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
içimi seninle ısıtıyorum
ama ben sana mecbur değilim bilemezsin
sen varsın, seni sensizlikle de yaşayabiliyorum...

nazım hikmet gibi durup dururken değil
hiç durmadan, hiç bitmeyecekmiş gibi
bağlanıyorum başladığım güne
ve her seferinde çıkmıyorsun su yüzüne
sen zaten, her seferinde oluyorsun gün yüzünde...

cemal süreya gibi annem çok küçükken öldü
ondan da küçükken bir de
beni öpme, önce doğur beni
sonra ben öpeyim seni...

sanki bu kadar çok sevmiyormuşum gibi
bir de senin yüzünden şiirleri seviyorum
bir de senin yüzünden sevdiğim şairlerle kavga ediyorum
onlardan daha güzel yazmak, yazamasam da
onlarınkini yeniden anlamlandırmak istiyorum
senin yüzünden o güzel adamları belki de biraz üzüyorum...

                                                                                                                                     aygün kabuk

1 Mart 2018 Perşembe

BENİ BÖYLESİNE GÜZEL YOK SAYIŞLARIN...

öyle güzelsin ki...
öyle güzel ki bakmayışların
öyle güzel ki gülmeyişlerin
ellerinle ellerimi tutmayışların
saçlarını saçlarıma katmayışların
kollarını boynuma sarmayışların
yakınımdayken yaklaşmayışların
uzağımdayken öyle güzelce durup kaçmayışların
ortalardan yok olduğumda kayıp ilanı vermeyi düşünürken
şimdi ne varlığımı ne yokluğumu merak etmeyişlerin
varlığın yokluğunun kenarında dolanıp dururken
bir türlü bende durmayışların
uzun zamandır seninle meşgul olmuş bir adam olmuşken
adam yerine koymayışların
sen'li düşüncelerimde bu kadar kaybolmuşken
aramayıp bulmayışların
başını eğip görmeyişlerin
gözlerime bakmayışların
bu kadar halim yokken hatırım kalmamışken
hal hatır sormayışların
cevapsız sorularıma cevap olmayışların
yüzlerce kelime senin için cümlelere dönüşmüşken
belki de hiçbirini okumayışların
belki de okuyup da anlamayışların
anlayıp da anlatmayışların
boğazıma düğümlenmiş sözlerimi duymayışların
içimi ısıtan sesini artık duyurmayışların
sensizliğimi umursamayışların
eksikliklerimi tamamlamayışların
öyle güzel ki...
kendini benden saklayışların
öyle güzelsin ki işte...
sen böylesine güzelken
bu hallerin, bu tavırların bile çok yakışıyor
yüzünde öyle de güzel duruyor
beni yok sayışların...

                                                                                                                                   aygün kabuk

27 Şubat 2018 Salı

'SEN' DÜŞÜNMEK


düşünmek
sensizliğin en orta yerinde
en olmayan şeyi
seni düşünmek
bu kadar az olmuşken hayatımda
bu kadar çok düşünmek
aklın alamayacağı kadar
kalbin kaçamayacağı kadar
yeteri kadar değil
kararında hiç değil
bu kadar çok 
bu kadar haddinden fazla
düşünmek
sensizliğin en orta yerinde
en olmayan şeyi
seni düşünmek
bende değilken ben
sende hiç değilken ben
'sen' düşünmek
hiç gelmemişken bana
hep gitmek istemek sana
bu kadar hiç olmuşken hayatında
bu kadar değilken umurunda
bu kadar çok ve hep
seni düşünmek
hiç mi hiç olur şey değil
bir kere akıllı adam işi değil!

                                  aygün kabuk

26 Şubat 2018 Pazartesi

SENİ YAŞAMA İÇGÜDÜSÜ

nasıl bıraktıysan beni sensiz
öyle bir oturdu ki yalnızlık içime
saplandı kaldı kimsesizliğime...
öyle bir yerleşti ki çaresizlik içime
saplandı kaldı bilinmezliğime...

                      dibine kadar yaşasam da sensizliğimi
                      yokluğunun en koyu halinde senliliğimi düşlerim
                      seni yaşama içgüdüsüyle hayatta kalıyor sen'li düşlerim...

                                                                                                               aygün kabuk

10 Şubat 2018 Cumartesi

SEN'Lİ BEN'Lİ CÜMLELER

ŞARKILAR SENİ SÖYLER, ŞİİRLER SENİ YAZAR
BENSE OKURUM, DİNLERİM SESSİZLİĞİNİ
PAYLAŞIRIM YALNIZLIĞIMIN SENSİZLİĞİNİ...

BEN HİÇBİR BEN'İ BİLMİYORUM
HER SEN'İ MERAK EDELİ...

ÖYLE BİR SARILSAK Kİ RUHLARIMIZ YER DEĞİŞTİRSE
SEN BEN OLSAN, BEN SEN OLSAM
KENDİMLE BARIŞSAM, SENİNLE TANIŞSAM!

SEN YOKKEN DE BEN HEP BİR EKSİKTİM
GELMEDİN, ŞİMDİ HEP EKSİLDİM...


SORUN SENDE DEĞİL BENDEKİ SEN'DE
BİR O KADAR DA BENDE DEĞİL SENDEKİ BEN'DE
HATTA İKİMİZDE DE DEĞİL EN NİHAYETİNDE
SORUN DÜŞÜNCESİZLİKLERİMİZDE...

ANLAMAK İÇİN SEN'İ CÜMLE İÇİNDE KULLANIYORUM
NE KADAR ÇOK CÜMLE KURSAM DA BEN BU SEN'İ ANLAYAMIYORUM...

NE GÜZEL OLURDU SENİNLE
'SEN VE BEN' Lİ KONUŞMAK
BİZ'Lİ CÜMLELER KURMAK!

                                                                                                                       aygün kabuk

8 Şubat 2018 Perşembe

GÜZEL DÜŞÜNCELERDEN EVRİLMİŞ BİR KORKU

ben hiç bu kadar korkmadım
bu kadar masum bir yüzden...
aksine çok severim sessizliği
ama hiç bu kadar korkmadım
söylenmemiş sözlerden...


ben hiç korkmadım belirsizlikten
hiç tedirgin olmadım sevgisizlikten
hiç şikayet etmedim keyifsizlikten...


ben hiç kaçmadım bakışlardan
gözlerin benden kaçırdığı bakışlardan...
hiç korkmadım, kaçmadım
aksine görmeye çalıştım
nelerin saklandığını benden...


ne yapacağımı bilemesem de
hep bir şeyler yaptım...
ben hiç olduğum yerde kalmadım
bu kadar durulmadım
bu kadar dağılmadım
böylesine masum bir histen...

                                     aygün kabuk


5 Şubat 2018 Pazartesi

TANIMLANAMAYAN ZAMAN TEORİSİ

sıradan bir zaman diliminde yaşanmadı olanlar
sıradan bir gün değildi
sıradan bir kaç saat değildi...
                    herhangi bir gün hiç bitmez mi?
                    herhangi bir gün ne zaman başlar bilinmez mi?
sıradan bir zaman diliminde yaşanmadı olanlar
gelmeyen, geçmeyen, bitmeyen bir zaman...
                    belki de hiç olmayan
                    adı hiç konulamayan
                    senin hiç farkında olmadığın
                    benim içinden çıkamadığım
                    greenwich ile bir alakası olmayan
                    dünyanın dönüşünden, uzaydan bağımsız
                    eğilmeyen, bükülmeyen, gerilmeyen
                    einstein'ın fikirleriyle bile örtüşmeyen
                    saçma sapan bir zaman...
sıradan bir zaman diliminde yaşanmadı olanlar
ne bileyim, belki de
sıradan olmayan bazı duygular
sıradan bir zaman diliminde yaşanmazlar...

                                                                                   aygün kabuk

3 Şubat 2018 Cumartesi

İMKANSIZLIKLAR İÇİNDE YAZILMIŞ BİR ŞİİR

aslında mutlu olmak zor değil
havalar çok soğuk bu aralar
mesela kar yağsa
kar tanelerine bakarken seni
izlesem biraz...

aslında hayat fena değil
yalnız uyumaya çok alışkınım ama
gecenin kulak kemiren sessizliğinde
ötse burnun
gıcık olsam da
boğazım düğümlense bir şey diyemesem
kıyamasam uyandırmaya...

aslında hayat zor değil
yaşayamadıkça seni
şiir yazmak zor...

son derece sıradan ayrıntıların içinde
seni düşlemek
özlemek zor...

                                                              aygün kabuk

29 Ocak 2018 Pazartesi

GÜN OLUR

yalnızlıktan buz tutmuş yüreğin
gün olur
yangın yeri olur...
                ne itfaiye ne polis
                ne söndürebilir alevleri
                ne de çözebilir yangının sebebini...
ne de fizikçiler anlayabilir
doğa kanunlarına aykırı bu değişimi...

gün olur
yüreğin soğuk soğuk 
yanar durur...
                 kimsenin göremediği
                 bir duman olur...

                                                               aygün kabuk

27 Ocak 2018 Cumartesi

YÜK

bazen öyle bir yük olur ki 
                   söyleyemediğin...
öyle bir ezilirsin ki altında
ruhun da nefes alamaz
bedenine hapsolur...
öyle bir ezilirsin ki
ruhun da ses çıkaramaz
çığlığın hapsolur...

ha gayret
bi gayret
cümle cümle boşalt o yükü
bırak ben taşıyayım
                  ben ezileyim
benim ruhum zaten nefessiz, sessiz
                  bari senin derdini bileyim
                  bari ben de ne taşıdığımı bileyim...

                                                                         aygün kabuk

25 Ocak 2018 Perşembe

BİR GÜLÜŞÜ VAR...

her gülüşün ayrı birer yolculuk
                                           zamanların içinde...
bazen geçmişe 
bazen geleceğe giderim...
bir gülersin içim acır annemi özlerim
bir gülersin o gülüşün aynısından kızımda da düşlerim...
bazen çocukluk travmalarıma dönerim
                                           tüm korkularımı bir gülüşle yenerim
bazen yıllar sonrasında bir kahvaltı sofrasına geçerim
                                           bir gülüşle edilen binlerce teşekküre rica ederim...
bir gülersin mahçup olur özür dilerim
bir gülersin bir halt işlediğini anlar affederim...

her gülüşün ayrı birer yolculuk
                                           duyguların içinde...
bir gülersin her şeye rağmen bazı şeylerin
                                           inadına güzel olduğunu keşfederim
bir gülersin boktan geçen her günün sonunda
                                           ertesi günün güzel olacağını beklerim...
sen bir gülersin
                       ya geçmişi hatırlarım
                       ya geleceği tadarım...

belki bir gün bir gülersin
                       gülüşünde kalırım
                       gülüşün benim olur
                       hep o gülüşü hatırlarım...

                                                                                                           aygün kabuk


22 Ocak 2018 Pazartesi

GENİŞLEYEN EVREN KURAMI

küp küp kapladı hacmin cismimi
metrelerce uzadın
kilometrelerce uzadın içimde...
biliyorum, evren genişliyor
çünkü ben sığamıyorum...
çünkü seni sığdıramıyorum...

                                                       aygün kabuk

16 Ocak 2018 Salı

HAYATI CÜMLE İÇİNDE KULLANMAK (YAŞAMAK)

Kendi dünyamda güzel güzel yaşıyordum. Ta ki doğana kadar...

Ölenle ölünmez, eyvallah, peki, ama yaşayanla yaşanılıyor sanki!

YASAL UYARI: Uzun ömür cildi buruşturur!

Hayat, yaşamasını bilemeyenler için çok sakıncalı!

Kimileri yaşayan efsane, kimileri yaşayan ölü...

Gün gelir günler de biter, yaşamak gözünde tüter!




Yaşa beni ey hayat! Kendimi sana bırakıyorum. Nasıl olsa ben seni yaşayamıyorum...

Yaşamak yaşlanmaktır! Yüzündeki çizgilerle, ölümün ardından gelen gözyaşlarıyla, doğum günlerinde eklenen yıllarla yaş'lanmaktır yaşamak!

Belli bir yaştan sonra hayatın geri kalanını yaşanmışlıklarla geçireceğiz galiba...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir balta gibi kalleşcesine...

Ömrün yarısı diğer yarısını merak etmekle geçiyor!

Olur olmaz şeyler yüzünden olur olmaz yerde ağlamaklı oluyorum, sinirlenip hayata karşı gözlerimden doluyorum, yaş'lanıyorum...

Nedir beni böyle yaşamaktan alıkoyan
Hangi yaşanmışlık?
Hangi yaşanmamışlık?

                                                                                                         aygün kabuk


12 Ocak 2018 Cuma

İYİYE ODAKLAN

iyi düşünmek iyi gelir
yanında mutlu sonu getirmese de...

güzel başlarsın
güzel bitmese de...

belki kötüyle birlikte gelir
beklemediğin şeyleri beraberinde getirir
her şey ihtimaller dahilinde...






ve bir şey de
her şey dahilinde...







iyiyi istersin belki iyi de olur
istediğinden de iyi olur
belki de çok iyi olur
bu da ihtimal dahilinde...

sen en iyisi
iyiye odaklan
kötü flu olsun
iyi arka planda kalmasın...

9 Ocak 2018 Salı

GÖNLÜMÜN UCUNDAKİ CÜMLELER.....

kahrolsun bağzı şeyler!
sen hariç
ben dahil!

düşünce gücüyle sayfalarca yazabiliyorum...
hiç eğip bükmeden, olduğu gibi...

zordur söz geçirmek
zordur laf yetiştirmek 
suskunluğa...
susmak!
haklı ve dargın olmak!
kulakları kanatırcasına susmak!

hayat kısa
ölüm ondan da kısa
sonrası da hiç yoksa?

hayat şiir kadar zor değildir!
yaşarsın geçer...
yazarsın geçmez...

yol biter
ömür de biter
yolun sonu nereye gider?















ıslık çalmak neyse yaşamak odur.
bazıları çalamaz işte...

oldu bitti'ye gelmesin hiçbir şey 
olsun, bitmesin
olsun, hiç gitmesin
bitecekse hiç gelmesin!

bi lodos lazım şimdi bana
bi kürek bi kayık...
bi de mangal falan rakı-balık!

kimileri karnından konuşur, kimileri cebinden konuşur...
kimilerinin ağzı vardır dili yoktur
kimileri yüreğiyle konuşsa da kıymeti yoktur...

ne konuşarak yetişebilirim düşüncelerimin hızına
ne yazarak yetişebilirim...
susarak, bir ihtimal, sadece ben bilebilirim!

hiç beklemediğim bir anda değse elin elime...
yanlışlıkla değil ama
yanmışlıkla değse!

                                                                          aygün kabuk

5 Ocak 2018 Cuma

BİRİ VE DİĞERİ...

BİRİ: Nasıl gidiyor hayat?
DİĞERİ: Ben ölüyüm lan! Dalga mı geçiyorsun?
BİRİ: Aşk olsun! Tamam o zaman şöyle sorayım; nasıl gidiyor öteki hayat?
DİĞERİ: Yok yok sen daha çözemedin olayı... Kardeşim henüz öteki hayata başlamadım ben!
BİRİ: Ee bir karar ver! Ölüyüm diyorsun ama öteki hayata başlamadım diyorsun... Can mı çekişiyorsun hala! Nedir oğlum senin olayın?
DİĞERİ: Can gitti de... Arada derede kaldım diyelim...
BİRİ: Sen ne gittin ne de kaldın?
DİĞERİ: Kaldım... Arada derede...
BİRİ: Yanisi?
DİĞERİ: Canım benim! Öldüm ama diğer tarafa geçemedim diyorum!
BİRİ: Hee... Öldün ama gömenin yok?
DİĞERİ: Hay! Bu akılla hayatta kalabilmen bir mucize!
BİRİ: Niye? Ölenler geri zekalı mı?
DİĞERİ: Ulan hiç mi görmedin filmlerde? Ölenin ruhu dünyadan ayrılamaz, yarım kalan bir mevzu vardır, yaşayan birinden yardım ister falan... He?
BİRİ: Hadi be!
DİĞERİ: Ya öyle... Yarım kalan hesabımı kapatırsak baba kaçar!
BİRİ: Hiç sorasım yok ama bir yandan da merak işte... Nedir mevzu?
DİĞERİ: Beni öldüren herifçioğlunu bulacağız, yakalatacağız birlikte! Cezasını çekecek yavşak!
BİRİ: Yok ebenin önlüğü! Cinayet masasında mı çalışıyorum lan ben!
DİĞERİ: Bak şimdi---
BİRİ: Ben niye bulaşıyorum bu işe! Banane lan!
DİĞERİ: Oğlum bi dinle---
BİRİ: Sikik! Benimle çene çalacağına git polise anlat durumu!
DİĞERİ: Aa! Hakikaten lan!
BİRİ: Yaa...
DİĞERİ: Bi çözemedin gitti şu olayı koçero! Ben bir tek sana görünebiliyorum, bir tek sen duyabiliyorsun beni...
BİRİ: Sebep?
DİĞERİ: Psişik misişik güçler falan... Sen diğer insanlardan farklısın.
BİRİ: 29 yaşına geldim lan ben! Yeni mi pisişti benim bu güçler! Daha önceden haberim olmadı hiç!
DİĞERİ: Yahu ben ne bileyim! Daha önceden görmüşsündür ölüleri falan... Ama  anlam verememişsindir yaşadıklarına... Ne bileyim!
BİRİ: Gördüm de gömdük gitti hacıt! Ondan sonra anca rüyamda...
DİĞERİ: Hayda! Sen niye buraya takıldın ki! Öncesi sonrası, her neyse... Şu an benimle konuşuyorsun işte!
BİRİ: Anın tadını çıkar diyorsun?
DİĞERİ: Öyle... Hayat kısa, kuş ölür, sen uçuşu hatırla...
BİRİ: Vaayy! Şiir kardeşliği! De... Benimle billur mu geçiliyor şu an?
DİĞERİ: Sen geçerken iyiydi ama! Neyse boşver şimdi, konudan sapmayalım. Benimle misin?
BİRİ: Sen baya baya ciddisin?
DİĞERİ: Ulan gidemiyorum diyorum! Ruhum huzura eremiyor, o yavşağı bulmalıyız diyorum! Cinayeti işlediğini kanıtlayıp, hapse attırmalıyız diyorum!
BİRİ: Sağlam kanıtların var mı? Hem ben nereden bileceğim adama iftira atmadığını?
DİĞERİ: Çıldırasıya delirmek üzereyim şu an! Yok yok sen adamı öldürürsün!
BİRİ: Daha çok, ruhların huzurlu bir şekilde öteki dünyaya nakli işiyle uğraşıyormuşum!
DİĞERİ: Vay arkadaş ya! Millete merhametli, cingöz, yardımsever, aklı başında bir yaşayan düşer. Mis gibi halleder işini, huzurla terkeder dünyayı. Bana? Aha bu psikopat!
BİRİ: Bak birader doğru konuş! Sen bana lazım değilsin! Ben sana lazımım! Kılımı kıpırdatmam, kalırsın öyle çük gibi sonsuza dek iki dünyanın arasında!
DİĞERİ: Tanrım! Neden böylesine büyük bir yeteneği bu vizyonsuza verdin!
BİRİ: Ulan ölmüşsün, götünde pamuk, hala isyanlardasın yaradana!
DİĞERİ: Görürsün lan sen! Şerefsiz! Madem ben huzura eremeyeceğim, sana da rahat verdirirsem! En boş bulunduğun anlarda belirip belirip altına sıçırtmazsam!
BİRİ: Gebere kalasıca! Nasıl? Anlamışım değil mi mevzuyu? Haha!
DİĞERİ: Dünyayı dar edeceğim sana!
BİRİ: Hadi lan ordan! Yürüyen cenaze!
DİĞERİ: Bittin oğlum sen!
BİRİ: Hadi naş naş! Pardon! Naaş naaş! Haha!

                                                                                                                                              aygün kabuk